Çeşme Hakkında

RİTRE, önce LYDIA (LİDYA),sonradan perslerin saldırısına uÄŸrayıp büyük ölçüde zarar görmüş,MÖ.14.yüzyılda ise yeniden zengin bir devlet olmuÅŸtur. MÖ.2.yüzyılda kent , Bergama krallığına ,daha sonra da Roma İmparatorluÄŸuna baÄŸlanmıştır. Romalılar zamanında ÇeÅŸme yöresi CYSSUS adını almıştır.Roma imparatorluÄŸu ikiye bölününce Bizans topraklarında kalan ERİTRE,önemini kaybetmiÅŸ,özellikle Put’a ve çok Tanrılı dinlere karşı olan inancın güçlendiÄŸi dönemde,kentteki antik yapıların çoÄŸu yıkılıp yakılmıştır.

OrtaçaÄŸda Bizans İmparatorluÄŸu’na baÄŸlı olan ERİTRE ve ÇeÅŸme Yöresi ilk olarak ÇAKA BEY zamanında Türklerin eline geçmiÅŸtir.M.S. 1081 de Birinci Kılıçaslanın kayınbabası ÇAKA BEY tarafından Selçuklular devrinde KLOZEMENE yarımadası ele geçirilmiÅŸtir. Osmanlılar zamanında Yıldırım Beyazıt tarafından yeniden Osmanlı İmparatorluÄŸu’na baÄŸlanan kent 1402 Ankara Savaşından sonra Timur tarafından tekrar AydınoÄŸullarına baÄŸlanmış,1422 yılında yeniden Osmanlılara geçmiÅŸtir. Birinci Dünya Savaşından sonra yurdumuzun paylaşılmasıyla ÇeÅŸme Yunanlılar tarfından iÅŸgal edilmiÅŸ,fakat KurtuluÅŸ Savaşı’nda,Fahrettin Altay PaÅŸa birlikleri tarafından,16 Eylül 1922′de düşman iÅŸgalinden kurtarılmıştır. İlçenin adından da anlaşılacağı gibi birçok tarihi çeÅŸme’yi bünyesinde barındırmaktadır.

ÇEŞME TARİHİNDE ÜNLÜ KİŞİLER ÇAKA BEY

1071 yılında Aandolu`yu yurt haline getirme giriÅŸimlerine baÅŸlayan Türkmen Beylerinden olan ÇAKA BEY . Batı Anadolu`nun fethi sırasında 1078-1081 yılları arasında, Bizans Komutanlarından Kabalika Alexandros ile yaptığı muharebede yenik düşmüştür. Alexandros esir aldığı bu büyük kumandanın zekasına ve cesaretine hayran olmuÅŸ, kendisini imparator BATANCIATES`in sarayına göndermiÅŸtir. ÇAKA BEY`in saygıdeÄŸer ve kibar bir soydan oluÅŸu, tavır ve hareketlerinden anlaşılmaktaydı. B uimparatorun dikkatini çekmiÅŸ ve ona diÄŸer esirlerinden farklı olarak çok özel bazı haklar tanımıştır. 1081 yılında Bizans İmparatorluÄŸu`na Aleksios 1.in geçmesi üzerine eski durumu sarsılan ÇAKA BEY, saraydan kaçarak EGE sahillerine yerleÅŸmiÅŸ ve kuvvetli bir ordu kurmuÅŸtur. ÇAKA BEY daha sonra İzmir`i fethetmiÅŸ ve bir müddet sonra da burada beyliÄŸini kurmuÅŸtur. Sarayda bulunduÄŸu sürede, İç Anadolu`nun diÄŸer Türk Beyliklerince iÅŸgal edildiÄŸini öğrenen Çaka Bey, Ege adaları dahil olmak üzere, beyliÄŸini geniÅŸletmeye karar vermiÅŸtir. Böylece ilk Türk donanmasını kurmuÅŸtur. Donanmayı ilk ele geçirdiÄŸi ÅŸehir Foça`dır. Daha sonra sırasıyla Midilli ve Sakız adaları ele geçirilmiÅŸtir. Bu arada Bizans İmparatorluÄŸu, vakit geçirmeden donanmasını Çaka Bey`in üzerine yollamış ve tarihe Türklerin yaptığı ilk deniz muharebesi olarak geçen bu savaşı büyük komutan zaferle noktalamıştır. Tarihe “Koyun Adaları Deniz Savaşı” olarak geçen bu savaÅŸ, aynı zamanda ilk deniz savaÅŸ taktiÄŸinin uygulandığı bir savaÅŸtır. Artık Çaka Bey, bazı önemli adaları, İzmir`den Çanakkaleye kadar olan yerleri Bizansın Trakya kısmını ele geçirecekti. Bunun üzerine büyük bir donanma meydana getiren Çaka Bey, ilk etapta Edremit`i ve Çanakkale bölgesini ele geçirmiÅŸ, bu suretle BoÄŸaz bölgesine hakim olarak karşı yakaya geçmeyi ve Trakya`yı ele geçirerek İstanbul`u fethetmeyi tasarlamıştı. Bu tehlike karşısında Bizans İmparatoru İznik Beyi Kılıç Aslan`la bir anlaÅŸma yaparak denizden ve karadan Çaka Bey`in elinde bulunan Abydos`u kuÅŸattı. Damadı olan Kılıç Aslan`ın bu ihanetini hiç beklemeyen Çaka Bey, Kılıç Aslan`la anlaÅŸmayı savaÅŸtan daha yeÄŸ buldu ve görüşme isteÄŸi Kılıç Aslan tarafından kabul edildi. AnlaÅŸma gerçekleÅŸti, ancak akÅŸam, ÅŸerefine verilen ziyafette aşırı alkol almaya teÅŸvik edilen Çaka Bey, bir gaflet anında Kılıç Aslan tarafından öldürüldü.

CEZAYİRLİ HASAN PAŞA

Hasan PaÅŸa 1720`de Gelibolu`da doÄŸdu. Gelibolulu tüccar Hacı Muhammed Efendi`nin kölesi idi. Sonradan efendisi tarafından azad edilen Hasan PaÅŸa, onun verdiÄŸi bir miktar sermaye ile, yiÄŸitlerin şöhretini duyduÄŸu Cezayir`e gitmek için yola çıkmış, ancak yolda gemileri yabancı bir gemiye rampa edince Hasan PaÅŸa, çok genç olmasına raÄŸmen düşman gemisine sıçrayıp büyük bir cesaretle cenge katılmıştı. Geminin mürettabatından onbeÅŸ kadarını tek başına ölddürdükten sonra, diÄŸerlerini geminin ambar ve kamarasına kapatarak gemiyi ele geçirmiÅŸti. Hasan PaÅŸa`nın bu cesareti o zamanın Cezayir dayısı tarafından pek takdir edildiÄŸinden, gemi kendisine verilerek Dayılar arasına katılmıştır. Kısa zamanda şöhrete ulaÅŸarak Tlemsen Beyi olan Hasan PaÅŸa, Cezayir`deki dayıların hasetliÄŸine maruz kalıp, hayati tehlikeye düştüğünden İspanya`ya geçmiÅŸtir. Oradan da İstanbul`a geçmiÅŸtir. Hasan PaÅŸa, Cezayir`e gitmeden önce yeniçeri ocağına yazılmış ve Belgrad seferinde büyük baÅŸarılar göstermiÅŸtir. Kendisi denizciliÄŸi ile meÅŸhur olduÄŸundan kaptanlar sınıfına alınarak, bir de gemi verilmiÅŸtir. 1770`de MİR-İ MİRANLIK payesi verilerek kaptan olmuÅŸ ve Limni adasını Hırıstiyanlardan alıp “GAZİ” ünvanını almıştır. Aynı sene içinde vezir olan Hasan PaÅŸa, Kaptan-ı Derya tayin olmuÅŸtur. Daha sonra boÄŸaz muhafızı, sonra da Anadolu eyaleti ve Rusçuk Seraskeri oldu. 1786`da Sadaret kaymakamı olan Hasan PaÅŸa, iki sene sonra Kaptan-ı Deryalıktan azledildi. Hasan PaÅŸa Kaptan-ı Derya olduÄŸu senelerde 1768 Türk-Rus harbi baÅŸ göstermiÅŸti. Rusların Akdenize gönderdikleri Baltık donanması önce Osmanlı donanmasıyla çarpışmış, ama bu çarpışmada kesin sonuç alınamamıştı. Ege kıyılarına yakın KOYUN ADALARI civarında yapılan ikinci bir savaÅŸta asıl muharebe Hasan PaÅŸa`nın kalyonu ile Rus Amirali Sipiridov`un gemisi arasında olmuÅŸtur. Hasan PaÅŸa ile otuz kadar yiÄŸit Rus gemisine geçmiÅŸtir. Düşman gemisinde yapılan kahramanca çarpışma esnasında yaralanan Hasan PaÅŸa, tekrar kendi gemisine geçmiÅŸtir. Bu beklenmeyen baskın ile ÅŸaÅŸkına dönen Moskoflar telaÅŸa kapılarak kendi cephaneliklerini ateÅŸlemiÅŸler, ateÅŸ Türk gemisine de sıçrayınca her iki gemi de yanmaya baÅŸlamıştı. Türk yiÄŸitleri de kıyıdan gönderilen bir kayıkla kurtarılmışlardı. Hasan PaÅŸa`ya gösterdiÄŸi kahramanlık sebebiyle kendisine Kaptanlık ve BeylerbeyliÄŸi verilmiÅŸtir. Hasan PaÅŸa`nın ikinci Kaptan-ı Deryalığı 15 yıl sürdü. Bu süre içinde pek büyük hizmetlerde bulunan Hasan PaÅŸa, Suriye ve Irak`ta baÅŸgösteren Tahir Ömer isyanını bastırmış, daha sonra 1787 Rus-Avusturya harbinde Yılan Adası savaşına katılıp, Rus donanmasını maÄŸlup etmiÅŸtir. Ertesi yıl İsmail önünde de Rusları hezimete uÄŸratarak baÅŸarı kazanmış, bu baÅŸarısı üzerine Sadrazamlık payesi verilmiÅŸtir. Hasan PaÅŸa`nın bu görevi 3 ay sürmüştür; 1790 senesinde vefat etmiÅŸtir. Hasan PaÅŸa, yürüttüğü devlet hizmetleri yanında birçok hayır eserleri de bırakmıştır. İstanbul tersanesinde bir kışla yaptıran Hasan PaÅŸa, Midilli`ye çeÅŸmeler yaptırdı. Bakla`da yine çeÅŸme, Vizne`de cami, hama ve üç çeÅŸme, Midilli`de PaÅŸa köşkü ve büyük mermer havuz ve Limni, Sakız, İstanköy adalarında çeÅŸmeler yaptırdı. Hasan PaÅŸa`nın en büyük özelliÄŸi, kendisine alıştırdığı bir aslanı daima yanında gezdirmesiydi.

GELENEK VE GÖRENEKLER

NİŞAN BALIĞI :
Nişan yapacak olan oğlan evi tarafından büyük bir balık avlanır.Bu balık iri bir çipura,sinavrit veya levrek olabilir.Balık oğlan evi tarafından süslenir,balığın üstüne parlak kağıtlarla kız ve oğlanın isimlerinin baş harfleri çeşitli motiflerle işlenir.Süslenen balık bir tepsiye konur törenle kız evine gönderilir.Kız evi de bunu pişirir ve bir parçasını oğlan evine gönderir.

ŞEKER İŞİ :
Nişanlanan kız evi tarafından yapılır.Un kurabiyesine benzeyen,fakat çok zahmetli olan ve pahalıya mal olan şeker işi,nişanda ve nişandan sonra,önce oğlan evine,sonra tebriğe gelen misafirlere ikram edilir. Şeker evinin güzel olması kız evinin övünç kaynağıdır.

TESTİ KIRMA :
Eskiden düğünlerde,sünnetlerde oynayan kiÅŸinin ÅŸerefine yere vurularak testi kırılırdı.ÇeÅŸme’de özel olarak testi satan dükkanlar mevcuttu.Bir kiÅŸi oynarken kırılan testinin fazlalığı,o kiÅŸinin itibarını ve oyun gücünü gösterirdi.

BAZİNA :
Yaz günleri tütün kırımlarından sonra aileler tarafından düzenlenen yemek şölenidir.Davetliler bu davete tahta kaşıklarını alarak giderler.Hamur işi,bamya,kıyma ile yapılan bu özel yemek yendikten sonra,başka bir Bazina günü için tarih tespit edilir.

Yorum yapılmamış

Henüz yorum yapılmamış.

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri.

Özür dileriz, yorum formu şimdilik kapalı.